Yardım Etmek

Yardım etmek, yardım etmenin ne demek olduğunu bilen için çok huzur verici bir duygudur. Esasen yardım duygusu hepimizin içinde olan kuvvetli duygulardan biridir. Yardım etmenin yolu yordamı vardır. Ben buradayım, isteyen gelsin, yardım edeyim demek yardımsever olduğunuz anlamına gelmez. Yardım etmek güzeldir.

Yardım Etmek Nasıl Olmalı?

Yardım etmenin 3 seviyesi vardır. Her şeyden önce daha önce 5nci Düzey Liderlik videomda bahsettiğim birinci düzeyde yardım etmeyi öğrenmek gerekir. Sağlam yöneticiler bunun ne olduğunu iyi bilirler, etkili uygularlar.

5nci Düzey Liderlik

Jim Collins’in İyiden Mükemmel Şirkete adlı kitabını henüz okumadıysanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Yöneticiler, liderler, özellikle de girişimciler için tavsiye ettiğim kitaplar listesinde üst sıralardadır. Bu kitabında Jim Collins adını 5nci Düzey Liderlik koyduğu bir kavramdan bahseder. İyi bir lider olmak gerçekten de o kitapta anlatıldığı gibi 5nci düzeyde lider olmayı gerektirir. En azından sarsılmaz bir sistem kurabilmeyi başarmış liderlerin çoğunun 5nci düzey liderliğe erişebildiklerini görürsünüz.

Özellikle girişimciler ve büyümek isteyen aile şirketlerinin kaptanlarının, yani patronlarının, yöneticilerinin öğrenmesi gereken bu konseptin basamak basamak, seviye seviye ne olduğunu anlatıyorum. Bu piramidin hangi düzeyinde olursanız olun o düzeyin hakkını vermeniz gerekiyor.

Özsezi

Seçimlerimiz hayatımızın akış yönünü etkiler

Önsezi nedir? Önsezi, ki eğer neticesi özellikle de olumlu ise, bir şeyi neden yaptığını bilmemektir. Bir ikilem ile karşılaşırsınız. Bu mu, o mu diye düşünürsünüz. Sonra bir karar verip birini seçersiniz. En sonunda seçtiğiniz doğru olanıdır. Neden onu seçtin diye sorulduğunda bilmiyorum, öyle hissettim diye bir cevap verirsiniz. İşte size önsezi. Nedenini bilmezsiniz ama doğrusunu bilirsiniz.


Önsezinin bu yazının konusu olan şeklini açıklarken ben sonucunda istenilen başarının elde edilmiş olmasını varsayıyorum. Yoksa nedenini bilmeden herhangi bir şekilde bir karar vermiş ve en nihayetinde felaket ile de sonuçlanmış olabilir. Her türlüsü önsezi ya da altıncı his olabilir. Buna bir engel yok. Ama eğer bir konuda önsezi ile karar alınmış, uygulanılmış ve başarıya ulaşılmış ise bunun nasıl bir önsezi olduğunu biraz irdelemek gerekir. Hepimiz istemez miyiz, önümüze çıkan engelleri aldığımız doğru kararlar ile bir bir aşalım ve başarıya ulaşalım?


Peki nasıl olur da insan ne yapılaması gerektiğini, daha önceden o konuyu özel olarak çalışmadan bilsin? Bu sorunun ilk cevabı tesadüf ya da şanstır. Yani kaba bir tabir ile kafadan sallarsınız ve tutar. Bu faktöre diyecek bir şeyimiz yok. Hepinize bol şanslar. Fakat eğer içten içe doğrunun bu olduğunu kuvvetlice iddia edebiliyorsanız, size yok arkadaş böyle yapmayalım dendiğinde hayır doğrusu bu, bundan eminim diyorsanız ve neden dendiğinde bilmiyorum ama doğrusu kesin bu diyorsanız o zaman sorunun ikinci cevabına ulaşırsınız. Yani demek ki daha önce bir şekilde benzer bir durumu yaşamışsınız ama hatırlamıyorsunuz. Bunu tecrübe ve bilgi birikimi ile açıklamamız gerekir. Ayrıca kuvvetli bir önsezinin bilgelik ile de kol kola olduğunu söylemek sanırım pek de yanlış olmaz.

Önsezi Nasıl Kuvvetlenir?

Hayatımız tamamen bizim seçimimizdir. Zaman sınırlamasını göz ardı edersek, yani başarmak istediğimiz şey için zamanımızın bolca olduğunu varsayarsak insan evladı ziyadesiyle muktedir bir varlıktır. Başarılı insanların hayatlarını incelediğimde bunu net olarak görebiliyorum. Hatta çeşitli başarısızlıklarda dahi, ah keşke o anda filanı böyle yapmak yerine diğer türlü yapsaydım dendiğine de sıkça rastlarım. Yani aldığımız kararlar ve neticesinde attığımız adımlar ve çabalarımız vardığımız noktayı belirler. Bu durumda da eğer hayatta başarıyı hedefliyorsak önsezinizi kuvvetlendirmeyesiniz?


Bu kuvvete erişmek elinizde ise, yapmanız gereken ortadadır. Tecrübe ve bilgi birikiminizi artırmak. Bir dahaki sefere karşınıza çıkan durumlarda ne yapmanız gerektiğini daha net bileceksiniz. Yani artık kafadan sallamaya gerek kalmayacak. Hani bir soru vardır ya, çok okuyan mı bilir, çok gezen mi. Çok okuyun ve çok gezin. Bu sözde, gezmekten kasıt o mekan senin, bu memleket benim gezip tozmak değildir sadece. Dolu dolu yaşayın hayatı. Çıkın dışarı, yeni insanlar tanıyın. Kaldırın kafanızı sizden daha akıllı olmayan akıllı cihazlarınızdan. En fazla bulun birilerini internetten o cihazlarda, sonra yanına gidip yüz yüze tanışın. Konuşup fikir alışverişinde bulunun. Birilerinin tavsiyelerini alın. Bambaşka hikayeler dinleyin insanlardan. Akıl hocaları bulun kendinize bir yerlerde. Onların görüşlerine ve bakış açılarını da edinin. Yeni arkadaşlar edinin, yeni yerler görün.

  
Bununla beraber okuyun, bol bol okuyun. Tarih okuyun, felsefe okuyun, roman, biyografi, makale okuyun. Seminerlere,eğitimlere gidin, belgeseller izleyin. Yani geliştirin kendinizi. Bütün bunların yıllar içerisinde önsezinizi güçlendirdiğini göreceksiniz. Üstelik daha bir bilge hissedeksiniz kendinizi. Hatta zaman içerisinde neyi neyeden yaptığınızı bildikçe buna önsezi demeyeceksiniz bile

Bir girişimcide bulunması gereken özellikler nelerdir?

Girişimcilik dışarıdan göründüğü gibi pek de lay lay lom bir şey değil. Profesyonel hayatta hemen herkesten duyarım “kendi işini kurman lazım” diye. Malum maaşlı çalışmaya kıyasla kendi paranı kazanıyor olmanız daha cazip gelir, sanki her kendi işini kuran büyük paralar kazanıyormuş gibi.

Eğer bazı özelliklere sahip değilseniz girişimci olmak yerine maaşlı profesyonel çalışan olarak kalmayı düşünmeniz gerekiyor. Eğer siz de kendi işinizi kurmayı düşünüyorsanız bu videoda anlattığım özelliklere sahip misiniz diye düşünün ve bazı önemli fedakarlıklara hazır olun.

Bu videoda bir girişimcide bulunması gereken özellikleri anlatıyorum. Ayrıca bu video ilginizi çekiyorsa girişimcilik üzerine yazılarımı da okumanızı tavsiye ederim.

İş Arama, İş Bulma

Uzun zamandır LinkedIn kullanırım. Son zamanlarda LinkedIn’de iş arayanların sayısının arttığını gözlemliyorum. LinkedIn iş arama, iş bulma konusunda önemli bir platform olduğunu ispat etti. İş arama, iş bulma her geçen gün daha da zorlaşıyor, bunu net olarak gözlemleyebiliyorum. Tabi ki nitelikli olmak, iş bulmada kişiye avantaj sağlıyor ama önemli olan başvurular arasında göze batmak ve görüşmeye çağrılabilmek.

Bu videoda bu konuya değindim. Başvuru yaptığımız kaynakları ne kadar doğru seçiyoruz. Sosyal medya siteleri, iş bulma (kariyer) siteleri gibi kaynaklar doğru kaynaklar gibi gözükse de esasen çok daha etkili bir kaynak daha var. Biraz daha zahmetli olsa da bu kaynak sosyal ağımız, daha doğrusu çevrim içi (online) dışındaki ağımız. Bu ağı nasıl kullanırızı bu video bulabilirsiniz.