VELİAHT KOÇLUĞU

Hiç hayatınızın bir döneminde, en ihtiyaç hissettiğinizde “gel bakalım şöyle seninle biraz sohbet edelim” diyen bir ağabeyiniz oldu mu?

Ben pek çoğuna böyle bir ağabey oldum, hem de en genç yaşlarımdan beri. Bu benim uzun yıllardır yaptığım ve bana verilmiş doğal yeteneklerden biri olduğuna inandığım bir şey.

Profesyonel yönetici koçluğum yanısıra bir konu daha var ki yönetici koçluğu içerisinde benim için özellikle önem arz ediyor. Türkiye ve dünyadaki aile şirketlerinin en temel sorunlarından biri şirketin nesiller boyu sürdürülebilirliği. Girişken, tuttuğunu koparan, başarılı biri bir sistem kuruyor. Kurduğu bu yapıyı en az kendi kadar kuvvetli bir yöneticiye, lidere, büyük ihtimal ile de biricik evladına, veliahtına bırakmak istiyor. Ne var ki bu patronun kafasındaki yönetici modeli ile bu gencin durduğu nokta paralel mi? Bir diğer soru da şu: bu gencin hayal ettiği yönetici profili annesinin/babasının istediği şekilde olmak zorunda mı?

İşte bu en temel soruların dahi cevapları sorulmadan o genç iş hayatında ya aşağılarda bir yerlere itiliyor, ya yeni mezun birisi olarak kaldırabileceğinden yüksek bir görev veriliyor, yada bazen bundan biraz daha ötesini düşünen ebeveyn, o gencin ilk olarak dışarıda bir yerlerde pişmesi gerektiğine inanıyor. Peki ama bu işin doğrusu nedir?

Bu soruların cevaplarını ben o yollardan geçtiğimde tek başıma aradım. Üstelik bu soruları sorması gereken ben değil, büyüklerimdi. Onlar kendilerince benim için bazı planlar yaptılar ve benim ile ilgili bu planları oturup benimle konuşan da olmadı. En zor sorular kafamı kurcaladığında yardım edecek birilerini aradım hep. Bunu bilerek ben hep benden sonrakilere yardım ettim. Şimdi bakıyorum da hep yanlış soruların cevaplarını yanlış kişilerden beklemiş, yine de benden sonra gelenlerle doğru sorulara doğru cevaplar bulmuşum.

İşte bu aşamaları bizzat yaşamış ve pek çok engeller ile karşılaşıp bunları tek başına aşmak zorunda bırakılmış biri olarak benim yaptığım bu gençlerin yanında olmak. Onların da aynı şeyleri kafa göz yararak öğrenmelerine, vakit kaybetmelerine ve hayatlarına dair çok büyük hatalar yapmalarına gerek yok. Ben bu yüzden buradayım. Ben buna veliaht koçluğu diyorum. Siz ağabey diyebilirsiniz.

Ben şu an yaptığım şeyi çocukluğumdan beri etrafımdakilere yaptım. Onlara bir ağabey oldum, şimdi de bu gençlere ağabey oluyorum. Ben yaptığım işi gerçekten seviyorum.

Sağlıklı bir şirket, idarecileri kadar kuvvetlidir. Eğer şirketinizin devamlılığı ve evlatlarınıza bırakacağınız miras değerliyse, o mirasın bekçilerinin o mirastan daha değerli olduğunu unutmayın. Çocuklarınız veliahtınızdır ve onların da bir veliaht koçuna, Tunç Vidinli’ye ihtiyacı var.