Ey Mutluluk!

Bazı insanlar hayatta belli bir mantık çerçevesinde her istedikleri olmasına rağmen yine de mutlu olmadıklarını hissederler. Mutluluk bizi hayata bağlayan bir duygudur. Herkes mutlu olmak ister ve herkes de mutlu olmayı hak ediyordur. Fakat öyle bir zaman olur ki bir şeyler eksik dersiniz.

Geçenlerde birisi telefonumu çaldırdı ve hayatından pek de memnun olmadığını belirtti. Sordum mutsuz musun diye, hayır dedi. Sonra biraz daha konuşunca mutluluğun içinde olmak istediği bir ortam olduğunu anladım. Fakat yaşamak istediğiniz hayat bir hayaldir, hedef değil. Sizi bu hayal değil bir hedefiniz olması ve ona erişmeye çabalamak mutlu edecektir.

Kontrol Manyağı

Bazen etrafınızı biraz fazla kontrol ettiğinizi düşünebilirsiniz. Belki işinizi ve hayatımızı etkileyen insanlara biraz fazla karışıyorsunuz. Belki önünüze konan herşeyi seçmek istiyorsunuz. Kendinizi bir kontrol manyağı olarak görmeye de başlamış olabilirsiniz. Diken üstündesinizdir. Bunda bir sakınca yok belki de. Demiyorum ki insanları kırın. Demiyorum ki yabancıların micro management dedikleri gibi çalışanlarınızın her işine karışın. Ama ufak tefek kontrolcü olmak, belki biraz kontrol manyağı olmak iyidir.

Erteleme!

Erteleme, iş hayatındaki insanların, öğrencilerin, hatta herhangi yapılacak bir işi olan neredeyse herkesin ortak sorunu. Bir işi erteleme o işi yapmamız önündeki bence en önemli sorunlardan biri. Bir defa işe koyulduğunuzda zaten erteleme denilen engel kalkmış oluyor. Ama asıl sorun nasıl olacak da o işin başına oturulacak.

İşte bu videomda bu konuya değinmek istiyorum. Erteleme hastalığından kurulmak mümkün mü? Esasen bunu başarmak gayet mümkün. Başarılı insanların, iş adamlarının, devlet adamlarının ya da liderlerin hayatlarını incelerseniz çoğununun ertleme sorununu çözdüğünü görürsünüz. İşte o insanların ortak bir özelliği var.

Bununla beraber erteleme hastalığı ile savaşmak için yapabileceğimiz küçük şeyler de yok değil. Yukarıdaki videoda bu konulara değindim. Buyurun, izleyin.

Garcia’ya Mektup

Garcia’ya Mektup iş hayatında eskiden sık sık paylaşılan bir hikayeydi. Şimdilerde Garcia’ya Mektup hikayesine gelene kadar okuyacak pek çok yazı, pek çok mektup yayımlandı. Yine de Garcia’ya Mektup önemini yitirmiş değil.

Sorgulamayacak mıyız?

Garcia’ya Mektup bir iş bitirme hikayesidir. Tamam, Rowan verilen görevi o an sorgusuzca işi kabul ederek  yerine getirmiştir. Ama bu demek değildir ki bize söylenen hiç bir şeyi sorgulamayacağız. Tabi ki Rowan da işi yaparken bazı sorular sormuştur. Fakat burada anlatılmak istenen mevzu bu değildir. Rowan iş bitirmiştir, iş bitiricidir. Hayatta her zaman Rowan gibi askere ihtiyaç vardır elbet. Fakat bundan daha önemlisi Rowan gibi olmaktır.

Hikayeyi merak edenleriniz ve konu hakkında daha derin görüşlerim için yukarıdaki videoyu izlemenizi öneririm.

Özür Dilemek

Özür dilemek erdemdir. Bunun bir sebebi var. Yoksa hata yapmak gibi istenmeyen bir şeyi nasıl tamir etmeye çalışırdık?

Ayrıca özür dilemenin de şekli şemali vardır. Sürekli hata yaparak özür dilemek aklı başında insanların karşısında bizi zor duruma sokar ve güvenilirliğimizi kaybetmemize sebep olur.  Hayatta sürekli hata yaparak özür dilemek uygun olmasa da hatalarından ders çıkarabilmeyi bilen kişileri takdir ederiz. Özür dilemek de bu döngünün ilk adımıdır.

Sus, konuşma!

Söz gümüşse, sükut altındır. Ne doğru söz. Bazen konuşmamak en mantıklı olanıdır. Cümleleri seçmek, anlatmak istediğimizi az cümle ile ifade etmek, cümle aralarında duracağımız yeri bilmek maharet ister. O yüzden bazen susmak gerekir.

Çok konuşmanın yan ürünü de gereksi konuşmadır. Sessizliğe dayanamayıp kendimizi konuşma ihtiyacında hissettiğimiz anda bilin ki gereksiz bir şeyler söyleme, hatta daha kötüsü hata yapma ihtimalimiz vardır. O yüzden bazen sessizliği bozan olmamak en doğrusudur. Üstelik bu sanatı bilmek etkili iletişim için de gereklidir.

Derin Çalışma (Deep Work)

Yazar Cal Newport’un Deep Work adlı kitabında anlattığı konsept olan “Derin Çalışma” hayatınıza çok şey katacak.

Çalışma eğer derin şekilde yapılıyorsa sizi geliştirir. Bunun haricinde standart işler yapmak, örneğin bir excel tablosu doldurmak yada emaillere cevap vermek gibi rutin işler de çalışmadır ama derin çalışma sayılmazlar. Bu sebepten de sizi geliştirmezler; sadece işinizi tamamlamış olmanın huzurunu verirler.

Derin çalışmaya örnek daha önce bilmediğiniz yeni bir sazı çalmayı öğrenmek olabilir. Oturup bildiğiniz şeyleri bildiğiniz şekilde çalmak da belki çalışmadır ama derin çalışma değildir. Derin çalışmanın sonunda hem düşünsel kapasitenizin geliştiğini hissedersiniz, hem de günden güne geliştiğinizi görürsünüz. Bu da sizi hayatta başkalarının önüne koyar.

Aile Şirketlerinde Çalışan Verimliliği

Aile şirketlerinde verimliliği yüksek, bilhassa ileri gitmeye, büyümeye katkı sağlayacak fikirler ortaya atacak yöneticiler, çalışanlar olması çok önemlidir. Sadece aile şirketleri için değil, tüm şirketler için geçerlidir. Fakat biraz benim aile şirketleri ile çok çalışmamdan biraz da sanırım ülkemi sevmemden olsa gerek Türkiye’deki aile şirketlerinin ileri gitmesini arzu ederim.

Bu videoda bu tip çalışanları nasıl sağlarız sorusunu cevaplıyorum.