Yardım Etmek

Yardım etmek, yardım etmenin ne demek olduğunu bilen için çok huzur verici bir duygudur. Esasen yardım duygusu hepimizin içinde olan kuvvetli duygulardan biridir. Yardım etmenin yolu yordamı vardır. Ben buradayım, isteyen gelsin, yardım edeyim demek yardımsever olduğunuz anlamına gelmez. Yardım etmek güzeldir.

Yardım Etmek Nasıl Olmalı?

Yardım etmenin 3 seviyesi vardır. Her şeyden önce daha önce 5nci Düzey Liderlik videomda bahsettiğim birinci düzeyde yardım etmeyi öğrenmek gerekir. Sağlam yöneticiler bunun ne olduğunu iyi bilirler, etkili uygularlar.

Özsezi

Seçimlerimiz hayatımızın akış yönünü etkiler

Önsezi nedir? Önsezi, ki eğer neticesi özellikle de olumlu ise, bir şeyi neden yaptığını bilmemektir. Bir ikilem ile karşılaşırsınız. Bu mu, o mu diye düşünürsünüz. Sonra bir karar verip birini seçersiniz. En sonunda seçtiğiniz doğru olanıdır. Neden onu seçtin diye sorulduğunda bilmiyorum, öyle hissettim diye bir cevap verirsiniz. İşte size önsezi. Nedenini bilmezsiniz ama doğrusunu bilirsiniz.


Önsezinin bu yazının konusu olan şeklini açıklarken ben sonucunda istenilen başarının elde edilmiş olmasını varsayıyorum. Yoksa nedenini bilmeden herhangi bir şekilde bir karar vermiş ve en nihayetinde felaket ile de sonuçlanmış olabilir. Her türlüsü önsezi ya da altıncı his olabilir. Buna bir engel yok. Ama eğer bir konuda önsezi ile karar alınmış, uygulanılmış ve başarıya ulaşılmış ise bunun nasıl bir önsezi olduğunu biraz irdelemek gerekir. Hepimiz istemez miyiz, önümüze çıkan engelleri aldığımız doğru kararlar ile bir bir aşalım ve başarıya ulaşalım?


Peki nasıl olur da insan ne yapılaması gerektiğini, daha önceden o konuyu özel olarak çalışmadan bilsin? Bu sorunun ilk cevabı tesadüf ya da şanstır. Yani kaba bir tabir ile kafadan sallarsınız ve tutar. Bu faktöre diyecek bir şeyimiz yok. Hepinize bol şanslar. Fakat eğer içten içe doğrunun bu olduğunu kuvvetlice iddia edebiliyorsanız, size yok arkadaş böyle yapmayalım dendiğinde hayır doğrusu bu, bundan eminim diyorsanız ve neden dendiğinde bilmiyorum ama doğrusu kesin bu diyorsanız o zaman sorunun ikinci cevabına ulaşırsınız. Yani demek ki daha önce bir şekilde benzer bir durumu yaşamışsınız ama hatırlamıyorsunuz. Bunu tecrübe ve bilgi birikimi ile açıklamamız gerekir. Ayrıca kuvvetli bir önsezinin bilgelik ile de kol kola olduğunu söylemek sanırım pek de yanlış olmaz.

Önsezi Nasıl Kuvvetlenir?

Hayatımız tamamen bizim seçimimizdir. Zaman sınırlamasını göz ardı edersek, yani başarmak istediğimiz şey için zamanımızın bolca olduğunu varsayarsak insan evladı ziyadesiyle muktedir bir varlıktır. Başarılı insanların hayatlarını incelediğimde bunu net olarak görebiliyorum. Hatta çeşitli başarısızlıklarda dahi, ah keşke o anda filanı böyle yapmak yerine diğer türlü yapsaydım dendiğine de sıkça rastlarım. Yani aldığımız kararlar ve neticesinde attığımız adımlar ve çabalarımız vardığımız noktayı belirler. Bu durumda da eğer hayatta başarıyı hedefliyorsak önsezinizi kuvvetlendirmeyesiniz?


Bu kuvvete erişmek elinizde ise, yapmanız gereken ortadadır. Tecrübe ve bilgi birikiminizi artırmak. Bir dahaki sefere karşınıza çıkan durumlarda ne yapmanız gerektiğini daha net bileceksiniz. Yani artık kafadan sallamaya gerek kalmayacak. Hani bir soru vardır ya, çok okuyan mı bilir, çok gezen mi. Çok okuyun ve çok gezin. Bu sözde, gezmekten kasıt o mekan senin, bu memleket benim gezip tozmak değildir sadece. Dolu dolu yaşayın hayatı. Çıkın dışarı, yeni insanlar tanıyın. Kaldırın kafanızı sizden daha akıllı olmayan akıllı cihazlarınızdan. En fazla bulun birilerini internetten o cihazlarda, sonra yanına gidip yüz yüze tanışın. Konuşup fikir alışverişinde bulunun. Birilerinin tavsiyelerini alın. Bambaşka hikayeler dinleyin insanlardan. Akıl hocaları bulun kendinize bir yerlerde. Onların görüşlerine ve bakış açılarını da edinin. Yeni arkadaşlar edinin, yeni yerler görün.

  
Bununla beraber okuyun, bol bol okuyun. Tarih okuyun, felsefe okuyun, roman, biyografi, makale okuyun. Seminerlere,eğitimlere gidin, belgeseller izleyin. Yani geliştirin kendinizi. Bütün bunların yıllar içerisinde önsezinizi güçlendirdiğini göreceksiniz. Üstelik daha bir bilge hissedeksiniz kendinizi. Hatta zaman içerisinde neyi neyeden yaptığınızı bildikçe buna önsezi demeyeceksiniz bile

Akıllı Para Harcamak

Biraz para kazanmaya başlandığında harcamayı öğrenmemişseniz ne kazanırsanız kazanın yetmeyecektir. Akıllı para harcamak gerekir ki paranın bir bereketi olsun.

Kararsızlık

Kararsızlık başa bela, hem iş hayatında, hem de özel hayatta. Zira en kötü karar, kararsızlıktan iyidir. Kararsızlık çok şey kaybettirir, en başta zaman olmak üzere, otorite, para, huzur. Sözlerim abartı gelmesin çünkü defalarca şahit oldum kararsız kalmanın yıkıcı etkilerine. Yöneticiler gördüm, gidip gidip gelen, kararını veremediği için.

Ama tabi bunun çaresi belli, tecrübe ve bilgi. İzlerseniz, videoda bu konuya değindim. Kararsızlık ile baş etmenin yolu…

İş Arama, İş Bulma

Uzun zamandır LinkedIn kullanırım. Son zamanlarda LinkedIn’de iş arayanların sayısının arttığını gözlemliyorum. LinkedIn iş arama, iş bulma konusunda önemli bir platform olduğunu ispat etti. İş arama, iş bulma her geçen gün daha da zorlaşıyor, bunu net olarak gözlemleyebiliyorum. Tabi ki nitelikli olmak, iş bulmada kişiye avantaj sağlıyor ama önemli olan başvurular arasında göze batmak ve görüşmeye çağrılabilmek.

Bu videoda bu konuya değindim. Başvuru yaptığımız kaynakları ne kadar doğru seçiyoruz. Sosyal medya siteleri, iş bulma (kariyer) siteleri gibi kaynaklar doğru kaynaklar gibi gözükse de esasen çok daha etkili bir kaynak daha var. Biraz daha zahmetli olsa da bu kaynak sosyal ağımız, daha doğrusu çevrim içi (online) dışındaki ağımız. Bu ağı nasıl kullanırızı bu video bulabilirsiniz.

Kontrol Manyağı

Bazen etrafınızı biraz fazla kontrol ettiğinizi düşünebilirsiniz. Belki işinizi ve hayatımızı etkileyen insanlara biraz fazla karışıyorsunuz. Belki önünüze konan herşeyi seçmek istiyorsunuz. Kendinizi bir kontrol manyağı olarak görmeye de başlamış olabilirsiniz. Diken üstündesinizdir. Bunda bir sakınca yok belki de. Demiyorum ki insanları kırın. Demiyorum ki yabancıların micro management dedikleri gibi çalışanlarınızın her işine karışın. Ama ufak tefek kontrolcü olmak, belki biraz kontrol manyağı olmak iyidir.

Erteleme!

Erteleme, iş hayatındaki insanların, öğrencilerin, hatta herhangi yapılacak bir işi olan neredeyse herkesin ortak sorunu. Bir işi erteleme o işi yapmamız önündeki bence en önemli sorunlardan biri. Bir defa işe koyulduğunuzda zaten erteleme denilen engel kalkmış oluyor. Ama asıl sorun nasıl olacak da o işin başına oturulacak.

İşte bu videomda bu konuya değinmek istiyorum. Erteleme hastalığından kurulmak mümkün mü? Esasen bunu başarmak gayet mümkün. Başarılı insanların, iş adamlarının, devlet adamlarının ya da liderlerin hayatlarını incelerseniz çoğununun ertleme sorununu çözdüğünü görürsünüz. İşte o insanların ortak bir özelliği var.

Bununla beraber erteleme hastalığı ile savaşmak için yapabileceğimiz küçük şeyler de yok değil. Yukarıdaki videoda bu konulara değindim. Buyurun, izleyin.

Zaman Yönetimi: Bildirimler

Zaman yönetimi demek zamanı daha efektif kullanmak demektir. Zamanı efektif kullanmak işleri halletmek demektir. İşlerinizi uzamalarına müsade etmeden halletmek istiyorsanız cep telefonumuzdaki bildirimler kısmına gidip, bu bildirimleri kapatın.

Cep telefonu büyük nimet, daha doğrusu artık gereklilik, hatta kimileri için hayatın neredeyse vazgeçilmez bir parçası. Ama bu aletleri kullanmasını bilmek lazım. Günün her saatinde bir uyarı almak dikkatinizi dağıtır. Bu da işinize konsantre olmanızı engeller. O sebepten tavsiyem bildirimleri kapatmanızdır.

Garcia’ya Mektup

Garcia’ya Mektup iş hayatında eskiden sık sık paylaşılan bir hikayeydi. Şimdilerde Garcia’ya Mektup hikayesine gelene kadar okuyacak pek çok yazı, pek çok mektup yayımlandı. Yine de Garcia’ya Mektup önemini yitirmiş değil.

Sorgulamayacak mıyız?

Garcia’ya Mektup bir iş bitirme hikayesidir. Tamam, Rowan verilen görevi o an sorgusuzca işi kabul ederek  yerine getirmiştir. Ama bu demek değildir ki bize söylenen hiç bir şeyi sorgulamayacağız. Tabi ki Rowan da işi yaparken bazı sorular sormuştur. Fakat burada anlatılmak istenen mevzu bu değildir. Rowan iş bitirmiştir, iş bitiricidir. Hayatta her zaman Rowan gibi askere ihtiyaç vardır elbet. Fakat bundan daha önemlisi Rowan gibi olmaktır.

Hikayeyi merak edenleriniz ve konu hakkında daha derin görüşlerim için yukarıdaki videoyu izlemenizi öneririm.

Bir gitaristi ileri götürecek 5 şeyin iş hayatına yansımaları

Yaklaşık onaltı onyedi yaşlarımda müziğe olan ilgim doruğa çıktı. Etrafımdaki arkadaşlarım müzikle uğraşmaya başladılar. Ben de onların arasında yalnız kalmamak için gitar öğrenmeye karar verdim. Sonuç olarak insan arkadaşlarından etkileniyor; kır atın ya huyundan ya tüyünden demiştik. Bu yola çıkıp gitarist olmak için gitar öğrenmeye başlamakla kalmadım, bir zaman sonra gitar dinlediğim virtüöz gitaristler gibi gibi olmaya karar verdim.

Yaşıma göre ve aynı zamanda da öğrenimime devam ederek elimden geldiğince sıkı çalışmaya başladım. Bazı konularda ileri giderken bazı konularda da gereken adımları atmadım. Neticede kendimce sıkı bir gitarist oldum. Ama geçimini buradan sağlayan bir müzisyen oldum mu? Olmadım. Yine de iş hayatında işime yaratacak çok güzel dersler aldım.

Yukarıdaki videoda sizlere aldığım bu derslerden bahsetmek istiyorum. İşte gitarist ol(ama)manın bendeki faydaları.