Kontrol Manyağı

Bazen etrafınızı biraz fazla kontrol ettiğinizi düşünebilirsiniz. Belki işinizi ve hayatımızı etkileyen insanlara biraz fazla karışıyorsunuz. Belki önünüze konan herşeyi seçmek istiyorsunuz. Kendinizi bir kontrol manyağı olarak görmeye de başlamış olabilirsiniz. Diken üstündesinizdir. Bunda bir sakınca yok belki de. Demiyorum ki insanları kırın. Demiyorum ki yabancıların micro management dedikleri gibi çalışanlarınızın her işine karışın. Ama ufak tefek kontrolcü olmak, belki biraz kontrol manyağı olmak iyidir.

Erteleme!

Erteleme, iş hayatındaki insanların, öğrencilerin, hatta herhangi yapılacak bir işi olan neredeyse herkesin ortak sorunu. Bir işi erteleme o işi yapmamız önündeki bence en önemli sorunlardan biri. Bir defa işe koyulduğunuzda zaten erteleme denilen engel kalkmış oluyor. Ama asıl sorun nasıl olacak da o işin başına oturulacak.

İşte bu videomda bu konuya değinmek istiyorum. Erteleme hastalığından kurulmak mümkün mü? Esasen bunu başarmak gayet mümkün. Başarılı insanların, iş adamlarının, devlet adamlarının ya da liderlerin hayatlarını incelerseniz çoğununun ertleme sorununu çözdüğünü görürsünüz. İşte o insanların ortak bir özelliği var.

Bununla beraber erteleme hastalığı ile savaşmak için yapabileceğimiz küçük şeyler de yok değil. Yukarıdaki videoda bu konulara değindim. Buyurun, izleyin.

Bir gitaristi ileri götürecek 5 şeyin iş hayatına yansımaları

Yaklaşık onaltı onyedi yaşlarımda müziğe olan ilgim doruğa çıktı. Etrafımdaki arkadaşlarım müzikle uğraşmaya başladılar. Ben de onların arasında yalnız kalmamak için gitar öğrenmeye karar verdim. Sonuç olarak insan arkadaşlarından etkileniyor; kır atın ya huyundan ya tüyünden demiştik. Bu yola çıkıp gitarist olmak için gitar öğrenmeye başlamakla kalmadım, bir zaman sonra gitar dinlediğim virtüöz gitaristler gibi gibi olmaya karar verdim.

Yaşıma göre ve aynı zamanda da öğrenimime devam ederek elimden geldiğince sıkı çalışmaya başladım. Bazı konularda ileri giderken bazı konularda da gereken adımları atmadım. Neticede kendimce sıkı bir gitarist oldum. Ama geçimini buradan sağlayan bir müzisyen oldum mu? Olmadım. Yine de iş hayatında işime yaratacak çok güzel dersler aldım.

Yukarıdaki videoda sizlere aldığım bu derslerden bahsetmek istiyorum. İşte gitarist ol(ama)manın bendeki faydaları.

Derin Çalışma (Deep Work)

Yazar Cal Newport’un Deep Work adlı kitabında anlattığı konsept olan “Derin Çalışma” hayatınıza çok şey katacak.

Çalışma eğer derin şekilde yapılıyorsa sizi geliştirir. Bunun haricinde standart işler yapmak, örneğin bir excel tablosu doldurmak yada emaillere cevap vermek gibi rutin işler de çalışmadır ama derin çalışma sayılmazlar. Bu sebepten de sizi geliştirmezler; sadece işinizi tamamlamış olmanın huzurunu verirler.

Derin çalışmaya örnek daha önce bilmediğiniz yeni bir sazı çalmayı öğrenmek olabilir. Oturup bildiğiniz şeyleri bildiğiniz şekilde çalmak da belki çalışmadır ama derin çalışma değildir. Derin çalışmanın sonunda hem düşünsel kapasitenizin geliştiğini hissedersiniz, hem de günden güne geliştiğinizi görürsünüz. Bu da sizi hayatta başkalarının önüne koyar.

Aile şirketleri: Güven ve Yeteneği Birbirinden Ayırın

Kalabalık bir aile

Aile şirketleri kuruluş aşamasında insan kaynağı denince ilk olarak en yakınlarına bakarlar. Yani diyelim bir şirket kurdunuz ve en azından iki üç yardımcıya ihtiyacınız var. Ne yaparsınız? Güven açısından ilk olarak en yakın akraba yada dostlarınızı düşünürsünüz. Bundan doğal bir şey yok. Zaten şirket bir kaç sene sonra büyüdüğünde artık etrafınızdan eleman bulamaz hale geleceksiniz, ne kadar kalabalık bir aileniz olursa olsun.

İlk zamanlarda şirketin vizyonu sizin vizyonunuz olacaktır. Bu da çok doğal bir şey. Malum işinizi üzerine kurduğunuz fikir ve/veya buluş size aittir. İşi de en iyi siz sahipleneceğinize göre şirketin nereye gitmesi gerektiğine de sizin karar vermeniz gayet doğaldır. Bu durumda da ihtiyacınız olan sizin vizyonunuzu gerçekleştirecek, sizinle omuz omuza çarpışacak insanlar. Bu aşamada beraber çalıştığınız bir avuç insana paranızı emanet edersiniz. Bu insanlar yeri gelir tahsilat yaparlar, yeri gelir şirket için maddi değeri büyük malzemeleri, malları veya araçları kullanır, taşır, saklar, korurular. Diyelim hassas malzemeleri de içeren bir hizmet işi yapıyorsunuz, müşterileriniz kılı kırk yaran çok varlıklı insanlar. Güven ne kadar önemlidir değil mi? Yada pahalı araçlarla çok özel bir taşımacılık yapıyorsunuz. Durum yine aynı. İşte bu aşamada bu işleri yapacak bir takım insanlar gerekir. Bu insanlara gözünüz kapalı güvenebileceğinizi düşünmek istersiniz. Bu sebepten bu güven unsurunu da en iyi yakın akrabalarınız ile kontrol altında tutabileceğinizi düşünürsünüz.

peki ya sonra?

Fakat sonraları işler büyümeye başlar, kazanç ile beraber operasyon yoğunluğu da artar. Kardeş, kuzen, teyze, hala, amca, dayı, yeğen derken etrafınızdaki insan kaynağı da tükenmeye başlar. Bir yandan da bir bakmışınız şirket sapına kadar girift bir aile şirketi oluvermiş. İşte bu noktaya yaklaşmakta olduğunuzu erken fark edebilmeniz önemlidir ki umarım böyle bir durumdaysanız bu yazımı okuyorsunuzdur. İşte sizi bu noktada uyarmak isterim ki şirketinize kötülük yapmaya başlayacaksınız. Zira güven farklı şey, yetenek farklı şey.

Bir organizasyon karmaşıklaştıkça insanları standart işler yapan robotlar gibi göremeyeceğiniz için öncelikle fikirlere ihtiyacınız var. Bu sarmaldan bir türlü kurtulamayan şirketleri görüyorum. Patronlar kimseye güvenemediklerinden her işe karışma eğilimine giriyorlar. Bu güvenin birinci kaynağı yukarıda bahsettiğim maddi güven, bir diğeri de burada anlatmak istediğim fikri güven. Lakin bu noktada maddi güven sorununu çözmek emin olun ki fikri güven sorununu çözmekten çok daha kolaydır. (Kuyumculara sorun, bu işi çözmenin envai yöntemini anlatacaklardır size ki o seviyede dahi az çok kaçaklar her zaman olur. Bu konuyu merak edenlere bilahare yardım edebilirim ama bu yazının konusu değil bunun açıklaması.) Peki artık ortaya sadece bedenini ve kolay iş gücünü koyan, aklı ve ruhu ile çalışmayan, gözünüzdeki tek önemi akraba olmak olan insanlarla nereye varabilirsiniz?

Mülakat yönteminiz çok önemli önemli

Demiyorum ki akraba, tanıdık çalıştırmayın. Hatta gerçekten nasıl seçeceğinizi biliyorsanız tanıdıklar veya tanıdıkların tanıdıkları ile çalışmak bazen çok daha avantajdır. Bu seçim konusu benim mülakat tekniği eğitimimin de bir parçası. Ayrıca kurumsallığını kağıt üzerinde değil, gerçekten tamamlayabilmiş aile şirketleri bununla baş etmenin yolunu çokta bulurlar. Ama ilk önceliğiniz iş hayatı dışında muhabbetinizin iyi olduğu akrabanızı ona hiç uymayacak o işi vermekten çok, yapacağınız işe en uygun insanı seçebilmek olmalı. İşte bu durumda düzgün seçim yapabilmek için çok düzgün bir işe alım tekniğiniz, yönteminiz olmalıdır. Artık nitelikli iş gücü kaynağı için dışarılara bakmanın zamanı gelmiştir. Buna ek olarak işinize aldığınız çalışanlarınıza da gerekli kuvvetli eğitimleri vermeye yada verdirmeye hazırlıklı olun.

Diyeceğim o ki güven farklı bir konudur, yetenek farklı. Bir noktadan sonra güvenebileceğiniz ve işinize bedeninden çok aklı ile katkıda bulunacak kişiyi seçmek gerekir.

Beden Dili: herkesi okumanın en basit yöntemi

Beden dilini okuma konusunda yüzlerce kim bilir belki de binlerce kitap yazılmış. Bunlardan en önemli 5-6 tanesini okumak zaten insana epey bir vizyon katıyor. Fakat ne kadar geçerli bu bilgiler? Ne kadar kullanıyoruz bu bilgileri ve ne faydası oluyor?

Size bu konuda uygulayacağınız çok basit bir yaklaşım.

Söylenme, yap

Gençlere sürekli bu iki kelimeyi hatırlatıyorum. Söylenmeyi bırak da artık diyorum, kalk yerinden yap. Söylenmek son derece zaman kaybıdır, yapmaya başlamanın zamanı.

 

 

Yapıcı Eleştiri

Tamam eleştirelim hatta acımasızca eleştirelim. Ama bu videoda anlattıklarımı uygularsanız karşı tarafın eleştirinize olumlu yanıt verdiğini göreceksiniz. Yapıcı eleştirinin özünü anlatıyorum.