Kontrol Manyağı

Bazen etrafınızı biraz fazla kontrol ettiğinizi düşünebilirsiniz. Belki işinizi ve hayatımızı etkileyen insanlara biraz fazla karışıyorsunuz. Belki önünüze konan herşeyi seçmek istiyorsunuz. Kendinizi bir kontrol manyağı olarak görmeye de başlamış olabilirsiniz. Diken üstündesinizdir. Bunda bir sakınca yok belki de. Demiyorum ki insanları kırın. Demiyorum ki yabancıların micro management dedikleri gibi çalışanlarınızın her işine karışın. Ama ufak tefek kontrolcü olmak, belki biraz kontrol manyağı olmak iyidir.

Erteleme!

Erteleme, iş hayatındaki insanların, öğrencilerin, hatta herhangi yapılacak bir işi olan neredeyse herkesin ortak sorunu. Bir işi erteleme o işi yapmamız önündeki bence en önemli sorunlardan biri. Bir defa işe koyulduğunuzda zaten erteleme denilen engel kalkmış oluyor. Ama asıl sorun nasıl olacak da o işin başına oturulacak.

İşte bu videomda bu konuya değinmek istiyorum. Erteleme hastalığından kurulmak mümkün mü? Esasen bunu başarmak gayet mümkün. Başarılı insanların, iş adamlarının, devlet adamlarının ya da liderlerin hayatlarını incelerseniz çoğununun ertleme sorununu çözdüğünü görürsünüz. İşte o insanların ortak bir özelliği var.

Bununla beraber erteleme hastalığı ile savaşmak için yapabileceğimiz küçük şeyler de yok değil. Yukarıdaki videoda bu konulara değindim. Buyurun, izleyin.

Zaman Yönetimi: Bildirimler

Zaman yönetimi demek zamanı daha efektif kullanmak demektir. Zamanı efektif kullanmak işleri halletmek demektir. İşlerinizi uzamalarına müsade etmeden halletmek istiyorsanız cep telefonumuzdaki bildirimler kısmına gidip, bu bildirimleri kapatın.

Cep telefonu büyük nimet, daha doğrusu artık gereklilik, hatta kimileri için hayatın neredeyse vazgeçilmez bir parçası. Ama bu aletleri kullanmasını bilmek lazım. Günün her saatinde bir uyarı almak dikkatinizi dağıtır. Bu da işinize konsantre olmanızı engeller. O sebepten tavsiyem bildirimleri kapatmanızdır.

Garcia’ya Mektup

Garcia’ya Mektup iş hayatında eskiden sık sık paylaşılan bir hikayeydi. Şimdilerde Garcia’ya Mektup hikayesine gelene kadar okuyacak pek çok yazı, pek çok mektup yayımlandı. Yine de Garcia’ya Mektup önemini yitirmiş değil.

Sorgulamayacak mıyız?

Garcia’ya Mektup bir iş bitirme hikayesidir. Tamam, Rowan verilen görevi o an sorgusuzca işi kabul ederek  yerine getirmiştir. Ama bu demek değildir ki bize söylenen hiç bir şeyi sorgulamayacağız. Tabi ki Rowan da işi yaparken bazı sorular sormuştur. Fakat burada anlatılmak istenen mevzu bu değildir. Rowan iş bitirmiştir, iş bitiricidir. Hayatta her zaman Rowan gibi askere ihtiyaç vardır elbet. Fakat bundan daha önemlisi Rowan gibi olmaktır.

Hikayeyi merak edenleriniz ve konu hakkında daha derin görüşlerim için yukarıdaki videoyu izlemenizi öneririm.

Bir gitaristi ileri götürecek 5 şeyin iş hayatına yansımaları

Yaklaşık onaltı onyedi yaşlarımda müziğe olan ilgim doruğa çıktı. Etrafımdaki arkadaşlarım müzikle uğraşmaya başladılar. Ben de onların arasında yalnız kalmamak için gitar öğrenmeye karar verdim. Sonuç olarak insan arkadaşlarından etkileniyor; kır atın ya huyundan ya tüyünden demiştik. Bu yola çıkıp gitarist olmak için gitar öğrenmeye başlamakla kalmadım, bir zaman sonra gitar dinlediğim virtüöz gitaristler gibi gibi olmaya karar verdim.

Yaşıma göre ve aynı zamanda da öğrenimime devam ederek elimden geldiğince sıkı çalışmaya başladım. Bazı konularda ileri giderken bazı konularda da gereken adımları atmadım. Neticede kendimce sıkı bir gitarist oldum. Ama geçimini buradan sağlayan bir müzisyen oldum mu? Olmadım. Yine de iş hayatında işime yaratacak çok güzel dersler aldım.

Yukarıdaki videoda sizlere aldığım bu derslerden bahsetmek istiyorum. İşte gitarist ol(ama)manın bendeki faydaları.

Özür Dilemek

Özür dilemek erdemdir. Bunun bir sebebi var. Yoksa hata yapmak gibi istenmeyen bir şeyi nasıl tamir etmeye çalışırdık?

Ayrıca özür dilemenin de şekli şemali vardır. Sürekli hata yaparak özür dilemek aklı başında insanların karşısında bizi zor duruma sokar ve güvenilirliğimizi kaybetmemize sebep olur.  Hayatta sürekli hata yaparak özür dilemek uygun olmasa da hatalarından ders çıkarabilmeyi bilen kişileri takdir ederiz. Özür dilemek de bu döngünün ilk adımıdır.

Zihin Açıcı Bir Nefes Tekniği

Beyin vücudumuzun en çok enerji harcayan organıdır. Beynin enerji kaynağı, yani yakıtı oksijendir. Beyinden oksijeni kesin, çok uzun sürmez, kalıcı tahribata yol açarsınız. Beyne yeterli miktarda ve düzenli oksijen sağlamak demek beynin düzenli çalışmasına destek olmak demektir. İşte bu yazıda bahsi geçen basit nefes tekniği bu noktada önemlidir. Düzgün nefes tekniği bu düzeni sağlar.

Vücuda oksijen sağlayan organımız  akciğerlerimizdir. Akciğerlerimiz istemsiz çalışmasına rağmen kontrol edilebilir. Bu özelliği sayesinde kontrol edemediğimiz diğer organlarımızı bir noktaya kadar etkileyebiliriz. Akciğerlerimizi kontrol ederek kalbimizin ritmini düzenleyebiliriz. Düzenli çalışan kalbimiz de beynimize düzenli oksijen gönderir. Bu sayede anlık stres yaratan ortamlarda beynimizin rahatlamasına yardımcı olabiliriz.

Nefes Tekniği

Bunun için tek yapmanız gereken sakince bir yerde oturup derin derin ve düzenli nefes alıp vermektir. Bir iki saniye derin bir nefes alın sonra bir iki saniyede bu nefesi geri verin. Burada yapmanız gereken şey derin nefes alıp verme işlemindeki hava miktarını hep aynı tutmak ve aynı ritimde nefes alıp vermektir. Derin nefes ile kast edilen şey alınan hava miktarının fazla olması ve akciğerleri doldurmasıdır. Bu noktada bir tavsiye nefesi karnınıza değil göğsünüze almaktır. Bu hareketi bir iki dakika boyunca tekrar ettiğinizde sakinleştiğinizi ve çok ekstra stres yaratacak bir durum yok ise daha berrak düşünmeye başladığınızı göreceksiniz. Bu yüzden değil midir bir şey olduğunda ilk tavsiye edilen derin derin nefes alıp vermenizdir?

Bu yazıdaki bilgilere ek olarak Wim Hof Nefes Tekniği hakkında da bilgi almak için ilgili sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Sus, konuşma!

Söz gümüşse, sükut altındır. Ne doğru söz. Bazen konuşmamak en mantıklı olanıdır. Cümleleri seçmek, anlatmak istediğimizi az cümle ile ifade etmek, cümle aralarında duracağımız yeri bilmek maharet ister. O yüzden bazen susmak gerekir.

Çok konuşmanın yan ürünü de gereksi konuşmadır. Sessizliğe dayanamayıp kendimizi konuşma ihtiyacında hissettiğimiz anda bilin ki gereksiz bir şeyler söyleme, hatta daha kötüsü hata yapma ihtimalimiz vardır. O yüzden bazen sessizliği bozan olmamak en doğrusudur. Üstelik bu sanatı bilmek etkili iletişim için de gereklidir.